0232 445 78 25 0232 445 78 25 info@altiparmakhukuk.org

BM İklim Değişikliği Bağlamında İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması Özel Raportörü Çağrısı

Mayıs 2022’de göreve başlayan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Bağlamında İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması Özel Raportörü tarafından yayınlanmış katkı sunma çağrısını Türkçeye çevirdik ve bilginize sunuyoruz.

Katkı çağrısının konusu “İklim Değişikliğinin Ele Alınmasında Kayıp ve Zarar Mekanizmasına Özel Önem Verilerek Azaltım, Uyum ve Mali Eylemler Bağlamında İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması”. Bu çağrı, iklim ve insan hakları bağlamında yeni kurulmuş olan raportörlüğün ilk çağrısı olma özelliğini taşıyor.

İklim değişikliğinin etkileri tüm dünyada ekonomik, sosyokültürel ve çevresel alanda gittikçe artan şekilde hissediliyor ve bu durum insan haklarının etkin bir şekilde geliştirilmesi ve korunması çabalarını olumsuz etkiliyor. Bu gelişmeleri değerlendiren BM İnsan Hakları Konseyi Ekim 2021’deki 48. Oturumunda bir ilke kararı alarak “İklim Değişikliği Bağlamında İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması” konusunda çalışacak bir Özel Raporörlük kurulmasına karar verdi. (İlke Kararı 48/14) İnsan Hakları Konseyi’nin Mart 2022’de gerçekleştirilen 49. Oturumunda İklim Değişikliği Bağlamında İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması Raportörlüğü’nün başına Ian Fry getirildi ve Fry, 1 Mayıs 2022 itibariyle görevine başladı.

İklim değişikliği ve insan hakları konusunda uzman olan Ian Fry, Avustralya ve Tuvalu vatandaşı. Pam Kasırgası 2015’de Güney Pasifik'i vurduğunda Tuvalu adalarındaydı ve iklim değişikliğinin insanların yaşamları üzerindeki etkisine bizzat tanık oldu. Uluslararası iklim anlaşmalarında Pasifik ada devletleri için uzun süredir iklim müzakerecisi olan Fry, uluslararası alanda yürütülen çalışmalarda emisyonların azaltımı konusuna odaklanıldığını ancak iklim değişikliğinin etkilerine uyumun ve kayıp zarar mekanizmalarının yeterince ele alınmadığını vurguluyor.

Üç yıl boyunca raportör olarak göre yapacak Ian Fry’ın yayınladığı ilk katkı çağrısı da iklim değişikliği, kayıp zarar mekanizması ve insan hakları üzerine oldu. Bu gelişmelerle birlikte, önümüzdeki dönemde iklim değişikliği etkilerini, insan hakları boyutuyla daha çok tartışacağımıza inanıyoruz. Yapacağımız çevirilerin ve hazırlayacağımız bilgi notlarının Türkiye’de bu alanda yürütülecek çalışmalara katkı sunmasını ümit ediyoruz.

Altıparmak Hukuk Bürosu

 Çeviren: Stj. Av. İpek Sezgin

                                  

Katkı Sunma Çağrısı

“İklim Değişikliğinin Ele Alınmasında Kayıp ve Zarar Mekanizmasına Özel Önem Verilerek Azaltım, Uyum ve Mali Eylemler Bağlamında

İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması”

Arka Plan Bilgisi

BM Özel Raportörünün, belirlediği öncelikli tematik konulardan biri, mevcut iklim değişikliği acil durumunu ele alan iklim değişikliği eylemleri ve özellikle kayıp ve zarar bağlamında bu eylemlerle ilişkili olan insan hakları sorunlarının tespitiyle ilgilidir.

Kayıp ve zarara odaklanılmasının sebebi, iklim değişikliğinin etkilerinin dünya çapında birçok insan tarafından halihazırda hissedildiğinin açıkça ortada olması ve özellikle de insan haklarından tam olarak yararlanılabilmesi için oluşan veya oluşmakta olan kayıp ve zararı giderecek acil önlem alınmasının gerektiği gerçekliğinden kaynaklanmaktadır.

Birleşmiş Milletler (BM) Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) Altıncı Değerlendirme Raporunun (AR6) IPCC Teknik Özetine göre, Çalışma Grubunun değerlendirmesinin tamamından aşağıdaki kapsayıcı sonuçlar çıkarılmıştır:

  1. Şayet iklime dirençli bir kalkınmaya ulaşılacaksa, önümüzdeki on yılda ihtiyaç duyulan karar verme, finansman ve yatırımların ölçeğini, gözlemlenen etkilerin ve öngörülen iklim risklerinin büyüklüğü belirleyecektir.
  2. IPCC’nin 5. Değerlendirme raporundan 6. Değerlendirme raporuna kadar, iklim değişikliğinin risklerinin çok daha erken ortaya çıkmakta olduğu ve 5. Raporda öngörüldüğünden daha hızlı şiddetleneceği ortaya çıkmıştır. İklim değişikliğinin etkileri, diğer insan faaliyetlerinden kaynaklanan etkilerle birleşerek, doğal ve beşeri sistemler üzerinde kademeli olarak artarak hissedilmeye devam edecektir. Uygulanabilir ve bütüncül bir yaklaşımla benimsenmiş uyum ve azaltım çözümleri, belirli bölgelere odaklanıp o bölgelerin ihtiyaçlarına göre uyarlanarak ve sonrasında etkinlikleri açısından izlenerek sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle çatışmaktan kaçınmak suretiyle, tarafların aldıkları riskler ile verdikleri ödünleri yönetmelerini sağlayabilir.
  3. Dünya üzerindeki birçok yer için uyum kapasitesinin halihazırda önemli ölçüde sınırlı olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Öngörülen iklim risklerine ilişkin mevcut göstergeler, küresel ısınmanın 1,5°C'yi aşması durumunda, iklim değişikliği kaynaklı risklerin büyük bir çoğunluğuna uyum sağlama fırsatının oldukça sınırlı olacağını ve iklim değişikliği kaynaklı risklere uyum sağlama kapasitesinin ise önemli ölçüde azalacağını göstermektedir. Doğal ve beşeri sistemlerin bakımı ve geri kazanılması için ise belirlenen azaltım hedeflerine ulaşılması gerekmektedir.

Bu son bulgular ışığında, insanlığın karşılaştığı iklim krizinin aciliyeti karşısında, seçenekleri araştırmak ve gerekli acil müdahale ihtiyacına yanıt vermek önemlidir. Özellikle, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı kırılgan durumda olan bireyler ve toplulukları anlamak, durumlarına karşı çözüm yolları bulmak ve zararlarının telafisini sağlamak önemlidir.

Kırılgan Durumdaki Bireyler ve Topluluklar

Kırılgan durumdaki bireyler ve topluluklar arasında kadınlar, çocuklar, engelli bireyler, yerli halklar, köylüler ve kırsal alanlarda çalışan diğer insanlar; su kıtlığı, kuraklık ya da çölleşme koşullarında yaşayan insanlar, azınlığa mensup bireyler, evsiz bireyler, asgari geçim koşullarının altında yaşayan bireyler, göçmenler, mülteciler, ülke içinde yerinden edilmiş bireyler, çatışma bölgelerinde yaşayanlar ve hâlihazırda kırılgan durumlarda yaşayan bireyler sayılabilir. Özel Raportör ise göreviyle uyumlu olarak, yukarıda sayılan, kırılgan durumdaki bireylerin ve toplulukların yaşadığı kayıpların ve zararların insan hakları yönlerini ele alacak eylemleri ve bu kişilerin temsiliyetlerinin tanınmasının iklim eylemine yapabileceği katkıların önemini araştırıyor.

Sorular

Bu nedenle Özel Raportör, üye devletlerden, iş dünyası temsilcilerinden,  sivil toplum kuruluşlarından ve hükümetler arası organizasyonlardan, iklim değişikliğinin sonucu olarak kayıp ve zarara uğrayan kırılgan durumlardaki bireyler için mali destek,  çözüm yolları ve zararlarının tazmini için hangi eylemlerin gerekli olduğu konusunda katkı aramaktadır.

Bu çalışma, İnsan Hakları ve Çevre Özel Raportörü tarafından 2019 yılında yapılmış olan “Güvenli İklim” araştırmasını tamamlayıcı niteliktedir. (A/74/161)

  1. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden dolayı kayıp ve zarara uğrayan, özellikle yukarıda sayılı bulunan kırılgan durumdaki bireylerin ve toplulukların karşılaştığı hangi tecrübe ve örneklerden haberdarsınız?
  2. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden zarar görmüş ve zarar görmeye devam edebilecek kırılgan durumdaki bireyler ve toplulukların zararının giderilmesi için nasıl bir mevzuat, politika veya uygulamaya gidilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorsunuz?
  3. Lütfen, devletlerin, özel sektörün, sivil toplumun ve hükümetler arası organizasyonların, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden zarar gören veya kayba uğrayan bireyler ile topluluklar için yasal çözümler de dahil olmak üzere sağlayabilecekleri çözüm yolları ve tazmin imkanlarına daire politika ve uygulamalardan örnekler veriniz.
  4. Lütfen, devletlerin, özel sektörün, sivil toplumun ve hükümetler arası organizasyonların,  iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden dolayı kayıp ve zarara uğrayan kırılgan durumdaki bireyler ve topluluklar için buldukları çözüm yolları ve tazmin imkânlarına ilişkin örnekler verin.
  5. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden mevcut ve gelecek nesilleri korumak ve özellikle bireyler ve topluluklar için kuşaklararası adaleti sağlamak için gerekli uluslararası, bölgesel ve ulusal politikalar ile yasal yaklaşımlar nelerdir?
  6. BM İklim Değişikliği Konferansı’nın 2021’de düzenlenen 26. oturumunda bir kısım taraflar ve sivil toplum kuruluşları, iklim değişikliğinden kaynaklanan kayıp ve zararı telafi etmek için yeni finansal mekanizmalar önermiştir.
    1. Lütfen önerilen bu yeni finansal mekanizmanın nasıl işleyebileceği ve bu mekanizmayı garanti altına almak için gereken fonların nasıl oluşturulabileceği ve sürdürülebileceğine dair öneri ve düşüncelerinizi paylaşınız.
    2. Lütfen, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden dolayı kayıp ve zarara uğramış kırılgan durumdaki bireyler ile topluluklar için önerilen bu yeni mekanizmanın nasıl bir çözüm yolu ve tazmin imkânı sağlayabileceğine ilişkin öneri ve düşüncelerinizi paylaşınız.
  7. Gelişmekte olan ada ülkeleri, az gelişmiş ülkeler ve denize kıyısı olmayan ülkeler başta olmak üzere gelişmekte olan ülkeleri desteklemek dahil olacak şekilde, iklim değişikliğine karşı kırılgan durumdaki bireyler ve toplulukların insan haklarına olan etkilerini azaltmak için devletlerin, özel sektörün, sivil toplumun ve hükümetler arası organizasyonların sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik çabalarını önemli ölçüde artırmalarını sağlamak için hangi eylemler gereklidir.
  8. Devletlerin, özel sektörün, sivil toplumun ve hükümetler arası organizasyonların iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamaya yönelik eylemlerinin, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı halihazırda kırılgan durumdaki bireylerin ve toplulukların kırılganlıklarını arttırmaya değil azaltmaya katkıda bulunmasını sağlayacak çalışmalarını arttırmak için hangi eylemler gereklidir?

Katkıların Nasıl ve Nereye Gönderileceği

Katkılar e-posta yolu ile en geç 23 Haziran 2022 tarihine kadar hrc-sr-climatechange@un.org  adresine gönderilmelidir. Katkılar İngilizce, Fransızca ve İspanyolca dillerinde Word formatında 2,500 kelime ya da 5 sayfayı geçmeyecek şekilde kabul edilmektedir. Katkıların gönderilmesi için konu başlığı “Input for 2022 UNGA77”dır.

İngilizce çağrı metine ulaşmak için:

https://www.ohchr.org/en/calls-for-input/calls-input/call-input-promotion-and-protection-human-rights-context-mitigation

 

 

 

 

 

TÜM HAKLARI SAKLIDIR 2019 ©
Powered by